Antibiyotik Duyarlılık Testi Üreme Olmadı Ne Demek?
Kayseri’nin Soğuk Sabahlarında Bir Anlık Umut
Bazen hayat, bir anı tüm gerçekliğiyle karşına çıkarır ve o an, seni bir yandan kaybolmuş bir çocuk gibi hissettirirken, diğer yandan bir yetişkin gibi sorumluluklarla baş başa bırakır. İşte Kayseri’de bir kış sabahı böyle bir an yaşadım. Soğuk bir sabah, camda oluşan buhar, içerideki sıcaklığı pekiştiriyor, fakat kalbimdeki boşluk da bir şekilde her geçen dakika büyüyordu. O sabah, hastaneye gitmek zorundaydım. Bir süredir başımın etini yiyen, sabahları uyanır uyanmaz başladığım o korkutucu baş ağrıları bir türlü geçmemişti. Doktorumun “Yüksek ihtimalle bir enfeksiyon” demesiyle, antibiyotik tedavisi almam gerektiğini söyledi. Ama işin garibi, doktorum bir de antibiyotik duyarlılık testi isteyecekti.
İlk Şok ve Korku
Herkesin derin uykusuna daldığı bir sabah, yalnız başıma Kayseri’nin karla kaplanmış caddelerinde yürüyerek hastaneye doğru ilerledim. Şehir sabahın erken saatlerinde uyanmıştı ama ruhum, bir türlü uyanamıyordu. Yavaşça adımlarımı attım. Hastane kapısından içeri adım attığımda, aklımda tek bir soru vardı: “Antibiyotik duyarlılık testi üreme olmadı ne demek?”
Hepimizin başına gelmiştir. Bazen kelimeler, tam olarak anlatılmak istenen şeyin gerisinde kalır. O cümle, bana göre belirsizdi. Doktorun yüzü çok ciddi, ama ben hala kafamda dönüp duran o cümlenin anlamını çözmeye çalışıyordum. O an içimi korku sarmıştı. “Üreme olmadı” ne demekti? O an, her şeyin öncesinde yaşadığım o kadar heyecan, o kadar umut bir anda siliniverdi. Herkesin rahatça kullandığı o kelimeler, birden bire bana yabancı oldu.
Korkunun Gölgesinde
Bir anda doktorun söylediklerini net duydum. “Antibiyotik duyarlılık testi üreme olmadı” demek, aslında en basit haliyle, örneklerde bir bakterinin üreyememesi demekti. Yani o bakteri, antikorların işlevini engellemeye başlamadan önce, çoğalmamıştı. Bakterinin kendini gösterememesi, tedavi için uygun olan antibiyotiğin belirlenemeyeceği anlamına geliyordu. Ancak ben, bu açıklama yerine, sadece o dört kelimenin arasına sıkışıp kaldım. Ne kadar basit, değil mi? Ama ben o an, Kayseri’nin karla kaplı sokaklarında yalnız başıma bir kaybolmuş gibi hissettim.
Başlangıçta hissettiğim yalnızlık, gittikçe daha da büyüdü. “Bir şeyler yolunda gitmiyor” diye düşündüm. O an, kaybolan bir şeyin tam olarak ne olduğunu bilmiyordum ama bir şeyin eksik olduğunu hissediyordum. O eksiklik, belki de hayatımda hep karşıma çıkan, çözülmemiş bir soruydu. Hangi antibiyotiğin doğru olacağına karar verememek gibi bir şeydi. Ama asıl eksiklik, belki de ne olacağını bilememekti.
Bir Umut Kırıntısı
O anın ve testin korkusuyla, başım dönerek hastaneden çıktım. Kayseri’nin soğuk havası cildimi yakıyordu ama ruhum hala donmuştu. Hastaneden çıkarken kafamda tek bir düşünce vardı: “Hayatımda en çok neyi merak ediyorum?” Cevap çok netti. “Her şeyin sonunun ne olacağı” ve “Bu testin sonunda neler olacak?” Bu kadar basit bir soru, o kadar korkutucu bir hale gelmişti ki.
O sabah, Kayseri’nin sokaklarında yürürken, bir anda tüm bu olanlar, zamanın geçtiğini ve kaybolan anıların değerini daha çok kavramamı sağladı. Yaşadığım kaybolmuşluk, aslında çok kısa sürede geçebilecek bir durumdu. O korku, o belirsizlik, bir anlık bir duyguydu. Ne zaman antibiyotik tedavim başlasa, o kaybolmuş anı geride bırakacaktım. Sonuçta, her şey bir şekilde çözülüyordu. Testler, tedaviler, süreçler… Ancak zaman zaman, bir şeylerin içinde kaybolduğumuzda, bir anlığına kaybolmak, hayatın sunduğu en doğal şeydir.
Sonuç Olarak
Test sonuçları daha sonra geldi. Durumun basitliği, bir an önce çözülebilecek bir sorun olduğunu gösterdi. O an, ne kadar korkmuş olsam da, her şeyin sonunda biraz olsun rahatladım. Çünkü hayatın sonu yoktu. Sorunlar, testler, hayatın getirdiği zorluklar… Her şey geçerdi.
Ve işte o sabah, Kayseri’nin karla kaplanmış caddelerinde yürürken, belirsizlikle dolu bir soru, sadece bir anıydı. Her şeyin geçici olduğunu düşündüm. “Antibiyotik duyarlılık testi üreme olmadı” dedikleri o basit cümle, tüm yaşadığım anın anlamını değiştirmişti. Ama o an, hayatın bana verdiği bir mesajdı. Korkulara rağmen, her şeyin üstesinden geliniyordu.